İdare Hukuku’nda İdari Eylemde İtiraz ve İnceleme ()

İdare Hukuku’nda idari eylemler, idari makamların kamu hukuku ilişkileri çerçevesinde gerçekleştirdiği işlemlerdir. Bu işlemlere karşı yapılan itiraz ve incelemeler ise İdare Hukuku’nun en temel konularından biridir. İdari eylemlere yapılan itirazlar ve incelemeler, idarenin hukuka uygunluğunu sağlamak, vatandaşların haklarını korumak, hukuk devletinin korunması ve demokratik denetim işlevini yerine getirmek açısından büyük bir önem arz etmektedir. Bu yazıda, idari eylemlere yapılan itiraz ve incelemelerin İdare Hukuku’ndaki yeri ve önemi ile ilgili detaylı bilgiler verilecektir.

İdari Eylem Nedir?

İdari eylem, idare tarafından gerçekleştirilen her türlü işlemdir. İdare eyleminin özellikleri arasında, idarenin yürütme organları tarafından gerçekleştirilmesi, bireysel veya genel nitelik taşıması, kamu yararı gözetilerek yapılması ve hukuki sonuç doğurması yer alır. İdari eylemler, idarenin kamu hukuku alanında yer alan yönetim işlemlerini ifade eder. Bu tür idari işlemler arasında, vergi cezaları, izinler ve ruhsatlar gibi konular bulunabilir. İdari eylemler, özneler arasındaki hukuki ilişkilerde hukuka uygunluğunu kontrol etmek için önemlidir ve bu nedenle idari işlemlere karşı hukuk yollarının kullanılması mümkündür.

İtiraz Yolları

İdari eylemlere itiraz etmek için birkaç yola başvurulabilir. Bunlar;

  • İdari itiraz: İdari makamlara yapılan itiraz yolu, süresi içinde, idarenin kendi eylemiyle ilgili olarak idarenin yeniden incelemesi yapmasını sağlar. İtirazın sonucuna göre; eylemde değişiklik yapılabileceği, iptal edilebileceği ya da reddedilebileceği kararı verilebilir.
  • İptal davası: İdari eylemin iptali için açılan dava türüdür. Bu davada, eylemin hukuka aykırı olup olmadığına karar verilir. İptal davası, Türk Yönetim Hukuku’nda en fazla kullanılan dava türüdür.
  • İdarî kontrat iptal davası: İdari eylemle gerçekleştirilen bir kontratın iptali için açılan dava türüdür. Bu davada, kontratın maddi bir hata, hukuka aykırılık, kamu yararına aykırılık veya amaç dışı kullanılmak üzere yapıldığı tespit edilirse, kontratın iptaline karar verilir.
  • Adli itiraz: İdari eyleme karşı açılan adli itiraz davaları, idari eylemin hukuka aykırılığına ilişkin kararların düzeltilmesini sağlar. Adli itiraz davaları, iptal davalarına göre daha az kullanılır.

İdari İtiraz

İdari İtiraz, idari işlemlere karşı yapılan bir itiraz türüdür ve yasal düzenlemede de yer almaktadır. İdare Hukuku’na göre, vatandaşlar idari eylemlere karşı belli bir süre içerisinde itiraz hakkına sahiptirler. İdari itiraz, idari makamlar tarafından karar verilen işlemlere karşı yapılan itirazdır ve genellikle hiyerarşik düzenin sağlanması için kullanılır. İdari itirazın sonuçları ise, kararın tamamen iptal edilmesi, kısmen iptal edilmesi, değiştirilmesi ya da reddedilmesi şeklinde olabilir. İdari itiraz daha sonra iptal davası gibi yargı yoluna gitmek için önemlidir.

İptal Davası

İdari eylemin iptali için açılan iptal davaları, idarenin tesis ettiği eylemin hukuka uygun olup olmadığına bakılması ve eylemin iptaline karar verilmesi amacıyla açılır. İptal davaları idare mahkemelerinde görülür ve taraflar, davayı açan taraf ve davaya taraf olan idari makam olabilir. İptal davalarında idarenin savunma yapması da mümkündür.

İptal davaları; tam iptal davası, kısmi iptal davası, iptal ve yürütmenin durdurulması talebi ile açılabilir. Tam iptal davasında, idari işlem şartların hiçbirini sağlamadığı için tamamen ve derhal iptal edilir. Kısmi iptal davasında ise, belli bir kısmı iptal edilir. İptal ve yürütmenin durdurulması talebi ile açılan davada ise, idari işlemin yürütülmesinin durdurulması ve iptaline karar verilmesi istenir.

İptal davalarının süreleri, işlem tarihinden itibaren 60 gün içinde açılması gerekmektedir. Ancak, işlemin tebliğ edilmesi halinde süre, tebliğ tarihinden itibaren başlatılır. Süreler aşıldığında dava açma hakkı düşer.

İdarî Kontrat İptal Davası

İdari kontratlar, kamu kurumları ile gerçek veya tüzel kişiler arasında yapılan sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerde yer alan hükümlerin kamu yararına uygun olması gerektiği belirtilmektedir. Ancak, bu sözleşmelerde yer alan hükümler kamu yararına aykırı olabilir. Bu durumda, idari kontratın iptali için dava açılabilmektedir.

İdari kontratın iptal davası, idari yargı mercilerinde açılan bir dava türüdür. Bu davada, idari kontratta yer alan hükümlerin kamu yararına aykırı olduğu iddia edilir. İdari yargı mercileri, bu davada idari işlemlere benzer şekilde hareket ederler. Bu nedenle, idari davalarda kullanılan itiraz, davacı, davalı gibi kavramlar idari kontrat davalarında da geçerlidir.

İdari kontratın iptal davası açmak için öncelikle idari itiraz yolunun kullanılması gerekmektedir. İdari itiraz sonucunda olumlu bir karar çıkmaması durumunda, idari yargı mercilerinde iptal davası açılabilir. İdari kontratın iptali için açılacak davanın da diğer idari davalardaki gibi belirli bir süresi vardır.

İdari kontratın iptal davası, idari yargı mercilerinde açılan dava türleri arasında yer alır. Bu nedenle, idari davalardaki gibi davacı, davalı, deliller gibi kavramlar bu davada da kullanılır. İdari kontratın iptali halinde, davanın sonucuna göre sözleşmenin hükümleri geçersiz sayılır ve sözleşme tarafları arasında bir tazminat süreci başlar.

Adli İtiraz

Adli itiraz, idari işlemlere karşı açılan bir dava türüdür. Adli itiraz davaları, idari işlemin dayandığı hukuki sebeplerin hukuka uygunluğu, idari işlemin dayandığı belgelerin gerçeklere uygunluğu veya idari işlemin hukuka uygun olup olmadığı gibi konuların yargı denetimine tabi tutulması amacıyla açılır.

Adli itiraz davalarında, idari işlemin iptali veya tamamen ya da kısmen geçersizliği istenir. Bu dava türlerinde mahkeme, idari işlemin hukuka uygunluğunu ve yasal dayanağını inceler.

Adli itiraz davaları sonucunda idari işlemin hukuka aykırı bulunması durumunda iptal edilir veya tamamen ya da kısmen geçersiz hale getirilir. Bu sonuç, idari işlemi etkileyen tüm sonuçları da ortadan kaldırır.

İnceleme Yolları

İdari eylemlerin yargı denetimine tabi tutulabilmesi için itiraz yolları dışında inceleme yolları da bulunmaktadır. İdari eylemlerin yargı denetimine tabi tutulabilmesi için öncelikle idari itiraz yollarının tüketilmesi gerekmektedir. İdareye yapılan şikayetlerin sonuçlandırılmaması durumunda ise, idari davalar açılarak yargı denetimine tabi tutulabilirler. İdari davalarda, idari makamın hukuka uygunluğu, kapsam ve süresi gibi hususlar yargı tarafından denetlenir. Delillerin değerlendirilmesi de önemli bir noktadır ve idari davalarda delil sunmak mümkündür. Ayrıca Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurular da yargı denetimi kapsamına girmektedir. İdari eylemlerin incelemesi için ise Danıştay gibi inceleme kurumları bulunmaktadır.

İdari Şikayet

İdari Şikayet, vatandaşların idari eylemlerle ilgili olarak idari makamlara yaptığı, bir nevi şikayet mekanizmasıdır. Şikayetler, olayın meydana geldiği veya ilgilinin ikametgahının bulunduğu idari makama yapılabilir. İdari şikayet dilekçeleri, şikayetin içeriğinin açıkça ortaya konulması ve delillerin sunulması gerekmektedir.

İdari makamlar, şikayeti inceler ve gerekli gördüğü takdirde soruşturma açar. Soruşturma sonucunda bir karar verilir. Karara itiraz edilebilir ya da şikayet konusu hukuka uygun olarak sonlandırılabilir. Ancak, idari şikayet kararları kesin mahiyette olmadığı için yargı yoluna başvurulabilmektedir.

İdari şikayetlerin incelenmesi için belirli bir süre belirlenmiştir. Genel olarak, şikayetin yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde sonuçlandırılması gerekmektedir. Ancak belirli konularda bu süre daha uzun tutulabilir.

İdari şikayetlerin incelenmesi, vatandaşların haklarının korunması açısından son derece önemlidir. İdari makamların hatalı ya da hukuka aykırı kararlarına itiraz etmek ve bu kararların gözden geçirilmesini sağlamak, vatandaşların en doğal hakkıdır.

İdari Dava

İdari eylemlere karşı açılan davalara idari dava denir. İdari dava, idarenin hukuka uygunluğunu denetlemek amacıyla açılır. İdari dava, iptal ve tam yargı davası olmak üzere iki türdür:

  • İptal Davası: İdarenin yürütmüş olduğu işlem ve eylemleri hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi talebiyle açılan davadır. İptal davası, idari işlemin yayınlandığı tarihten itibaren 60 gün içerisinde açılmalıdır.
  • Tam Yargı Davası: İdare tarafından yapılan hukuka aykırı işlem veya eylemler sonucu ortaya çıkan zararın tazmini için açılan davadır. Tam yargı davası, zararın meydana geldiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır.

İdari dava, idari makamların kararlarının yargısal denetimini sağladığından, idarenin hukuk dışı işlem ve eylemlere karşı azami ölçüde koruma altında kalmasını sağlamaktadır.

Davalı Kimdir?

İdari davalarda davaya taraf olan kişilere “davalı” denir. Davalılar arasında, idari eylemin ortaya çıkmasında bir rolü olan idari makamlar ile ilgili, eylemden doğrudan etkilenen kişiler yer alır. İdari makamlar, davalı olarak gösterilirken, eylemin sonucunda zarar gören diğer kişiler de dava açarak davalı olabilmektedir.

Davalılar, dava açıldığında, kendisi hakkında iddialarda bulunulması nedeniyle savunma hakkına sahiptirler. İdari makamlar, idari eylemin kanuni dayanakları, işlem süreci ve sonuçları hakkında bilgi vererek savunma yaparlar. Diğer davalılar ise, idari eylemin sonucunda kendilerine zarar verildiğini kanıtlayarak, idare aleyhine dava açmaktadırlar.

Davalılar arasında, idari eylemin uygulanması sırasında destekleyici rol oynayan kişiler de yer alabilir. Bu kişiler, idari makamlar tarafından davet edilerek, görüşlerini sunarlar. Ayrıca, idari kontratlar söz konusu olduğunda, karşı taraf da davalı olarak görülebilecektir.

İdari Davada Deliller

İdari davalar, idari eylemlerin yargı denetimi altına alınması için açılan davalar olduğundan, delil sunumu oldukça önemlidir. İdari dava sürecinde, delillerin sunumu idari yargıda olduğu gibi serbesttir ve taraflar, her türlü delili sunabilirler. Deliller, idari eylemin dayanağı olan belge, tanık, bilirkişi raporu, fotoğraf ve videolar gibi çeşitli türlerde olabilir. Davacı veya davalı tarafından sunulan deliller, mahkeme tarafından değerlendirilir ve idari eylemin hukuka uygunluğu açısından önemlidir.

İdari davalarda delillerin sunumu, İdari Yargılama Usulü Kanunu’na ve bu kanunun ilgili maddelerine göre yapılmaktadır. Taraflar, delilleri davaya açılan süre içinde sunmak zorundadır. Delil sunumunda, delillerin ne amaçla sunulduğu ve delillerin somut olayla nasıl bir bağlantısı olduğu belirtilmelidir. Ayrıca delil sunumunda delillerin gösterdiği gerçeğin ne olacağı da belirtilmelidir.

Delillerin değerlendirilmesi sürecinde, çelişkiler veya yorumlanması gereken konular varsa bunlar da mahkeme tarafından çözülmelidir. Deliller, öncelikle yazılı olanlar ardından görsel materyaller, tanık ifadeleri, bilirkişi raporları ve diğer deliller şeklinde değerlendirilir. Bununla birlikte, delilerin hukuka uygunluğu da gözetilir ve delillerin muhatabına ve delillerin elde edilme şekline göre değerlendirme yapılır.

Anayasa Mahkemesi Başvurusu

Anayasa Mahkemesi Başvurusu, idari eylemlerin Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla yapılabilen bir başvuru türüdür. Anayasa’nın 148. maddesi uyarınca, idari eylemlerin Anayasa’ya aykırılığının iddia edilmesi halinde, bireysel başvuru yolu açılmaktadır. Bu başvuru, Anayasa Mahkemesi tarafından incelenir ve karara bağlanır.

Anayasa Mahkemesi, idari eylemlerin Anayasa’ya uygun olup olmadığını inceleyerek karar verir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi Başvurusu oldukça önemli bir yargı yoludur. Başvuru esnasında idari eylemin Anayasa’ya aykırı olduğunu kanıtlamak gerekmektedir. Eğer Anayasa Mahkemesi, idari eylemin Anayasa’ya aykırı olduğunu kabul ederse, bu eylem iptal edilir ve yargı yerleri bu karara uyarlar.

İnceleme Kurumları

İdari eylemlerin yargı denetimine tabi tutulabilmesi için çeşitli inceleme kurumları mevcuttur. Bu kurumlar, idari eylemlerin doğruluğunu ve yasallığını inceleyerek gerektiğinde müdahale ederler. İnceleme kurumları arasında en önemli olanları Danıştay ve Kamu Denetçiliği Kurumu’dur.

Danıştay, idari eylemleri inceleyen yargı kurumu olarak rol oynar. Danıştay, idari davalarda karar verirken, idareye işlem tesis edenlerin, iddialarını, savunmalarını ve dayandıkları delilleri dikkate alır. Danıştay’ın kararları kesindir ve idari eylemlerle ilgili tüm kesin kararların incelemesi için görevlidir.

Kamu Denetçiliği Kurumu ise, vatandaşların şikayetlerini inceleyerek, idarenin hukuka aykırı şekilde işlem yapıp yapmadığını tespit eder. Kurum, idarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluğunu denetler ve idarenin doğru işlemesi için önerilerde bulunur.

Danıştay

Danıştay, Türkiye Cumhuriyeti’nin idari hukuk alanındaki en yüksek yargı merciidir. İdari eylemlerin yargı denetimi sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Danıştay, idari işlemler hakkındaki dava ve başvuruları inceleyerek karara bağlamaktadır. Danıştay, idari eylemleri kontrollü ve şeffaf bir şekilde yürütmek için düzenlemeler yapmakta ve kontrol faaliyetlerini yürütmektedir. Ayrıca, Danıştay, idari makamların yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını da gözden geçirmektedir.

Danıştay, idari eylemlerin uygun şekilde gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda kararlar verir. Bu nedenle, Danıştay, ülkemizde uygulanan idari işlemlerin adil ve hukuka uygun bir şekilde yürütülmesinde önemli bir role sahiptir. Danıştay’ın rolü, idari eylemlere itiraz eden kişileri korumak ve idari işlemlere uygun bir şekilde karar vermek için yapılan başvuruları ve dava süreçlerini inceleyerek karar vermektedir.

Kamu Denetçiliği Kurumu

Kamu Denetçiliği Kurumu, vatandaşların idari işlemlere karşı şikayetlerini inceleyen ve sonuçlandıran bağımsız bir kurumdur. Kurum, idareye bağlı olmayan ve bağımsız bir şekilde hareket eden yapı olarak işlev göstermektedir. Bu sayede vatandaşların idari işlemlere karşı şikayetlerini tarafsız bir şekilde değerlendirip sonuçlandırmaktadır. Kurumun amacı, idarenin hatalı ve yanlış işlemlerine karşı vatandaşları korumak ve devletle vatandaşlar arasındaki güven bağını güçlendirmektir.

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun görevleri arasında, vatandaşların kamu kurumları tarafından haklarının ihlal edilmesi durumunda çözüme yönelik öneriler sunmak, idari işlemlerin vatandaş lehine sonuçlandırılması için tavsiyeler vermek, idari işlemlerde yaşanan sorunları ve hataları tespit etmek, vatandaşların devlet kurumları ile ilişkilerinde yardımcı olmak bulunmaktadır.

Kamu Denetçiliği Kurumu’nun çalışmaları sayesinde, vatandaşların idari işlemlerle ilgili şikayetleri daha hızlı ve adil bir şekilde sonuçlandırılmaktadır. Bu da vatandaşların devlet kurumlarına olan güvenini arttırmaktadır. Kurumun internet sitesinde şikayet başvurusu yapılabilmesi de vatandaşlar için oldukça kolay bir hale getirilmiştir.

Yorum yapın